KUTLU DOĞUM HAFTASI İLE İLGİLİ ŞİİRLER KUTLU DOĞUM (20 - 26 NİSAN) - BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR-BİLGİMCE Eğitim ve Kültür Platformu
BİLGİSAYAR OYUNLARIMIZ SİZİ BEKLİYOR TIKLA GİR

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

 

KUTLU DOĞUM HAFTASI İLE İLGİLİ ŞİİRLER

 

ALLAH’IN SEVGİLİSİSİN

 

Sözlerin en güzeliyle övüldün, ben seni nasıl öveyim

Allah’ın sevgilisisin, kimim ki seni öylesi seveyim?

 

Muhtaç değilsin ki kullara Resul, ümmetin sana muhtaçtır

Senin ümmetin olmak ya Muhammed, şereftir, başlarda taçtır.

 

Sen bürünüp sarınandın Peygamber, seni vahiy titretmişti

Emir aldın çıktın yola, dönmedin, çünkü Allah emretmişti.

 

Abdullahla Aminenin yetimi, kimsesizlerin kimsesi

Sen İslam’ı anlatırken susardı alemler, dinlerdi sesi.

“Allah bizimledir” dedin, SAVaşta nefisleri bile yendin.

Muhammed-ül emindin ki yalnız Allah’a güvendin.

 

Keşke yanında olsaydım, özlemim asırlara uzanmazdı

Senin hasretinle ömür, yılları yaşamaktan usanmazdı.

 

Sevgililer sevgilisi Muhammed, Sensin tüm dertlere tabip

Kabul buyur sevgimizi kapına,  Alemlere rahmet Habip.

 

Çok perişan hallerdeyiz, merhamet uzaklaştı yöremizden

Hak, hukuk, adalet, sevgi kayboldu, adetimiz, töremizden.

 

Kurana “dogma” diyorlar bazısı, ümmetin her şey razısı

Öğrenen yok, öğreten yok İslamı, elif, be Arap yazısı!

 

Tekrar dua et bizlere ya Resul, kurtar bizi bu zilletten

Allah’ım esirgeme bizden affı, zikr eyleyen bu ümmetten.

 

Yüzümüz yok, başlar eğik huzurda, layık mıyız ki himmete?

Affetmeyi seversin Sen, af eyle, layık eyle merhamete.

 

Her sevginin kaynağısın Muhammed, yaratıldık Sen sebebi

Senden sonra peygamber yok ya Resul, elbet sensin en son Nebi.

 

Gül görünce kokan sensin gönülde, yürek sensin, canda sensin

Sen ışıksın, nurlu Tensin Muhammed, Hakkı bize öğretensin.

 

Seni övmek haddim değil bağışla, selam selavat sanadır

Kovsan bile kapılardan layığım, bu gönül Aşktan yanadır.

 

Bayram Leventoğlu

 

 

CANIM EFENDİM

 

Yıllarca ufkuna bakan gözlerim,

Cemalini ister, canım efendim.

Seni anlatmaktan aciz sözlerim,

Her an erimekte, canım efendim.

 

Hayat eksenimin sonsuz odagı,

Oksüz ve yetimlerin sıgınagı,

Sen sabah yıldızlarının ışıgı,

Sen şefkat elçisi, canım efendim.

 

Lahuti bir sefer olsa da gitsem...

Kumlara batsam, ayagına düşsem,

Gül Ravzan'a varıp kendimden geçsem,

Sen sevda iksiri, canım efendim.

 

Ay yüzlü, güzel sözlü hem sultanım,

Fedadır can, canan ve bütün varım,

Seninle olmaktır en güzel kararım,

Sen güllerin şahı, canım efendim.

 

Buzlar erir içimde bitmez SAVaş,

Gönlümde bir hüzün, gözümde yaş,

Sensizlik içimde kordan bir telaş,

Kalbimin barışı, canım efendim.

 

Alemlere rahmet rüzgarısın sen,

Kur'an kiliminde en güzel desen,

Benim de rüyama bir defa gelsen,

Can dayanmaz oldu, canım efendim.

 

Sadullah ÇELİK

 

 

EFENDİM

 

"Ruhum sana aşık, Sana hayrandır Efendim,

Bir ben değil alem sana kurbandır Efendim.

Ta arşa çıkar her gece aşıkların ahı,

Didarına aşık Ulu Yezdan'dır Efendim.

Aşkınla Buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,

Sensiz bana Cennet bile hicrandır Efendim.

Kıtmirinim ey Şah-ı Rusül, kovma kapından,

Asilere, lütfun yüce fermandır Efendim."

 

Ali Ulvi Kurucu

 

 

EN SEVGİLİYE

 

Sin ey nur, içimize sin!

Sensin bize O'ndan esin!

Hiç şüphe yok teksin kesin!

En sevgilisi herkesin!

 

Mehmet SERTPOLAT

 

 

HZ MUHAMMED (SAV)

 

Her zaman sevilen, övülensin

Ümmeti için üzülen

Ümmeti için gülensin

Allah için de en kıymetlisin

 

Günahlara batarken çevren

Senin gibi

'Güzel Ahlaklı'ya kavuştu evren

Gelişin büyük olay

Hem de mazlumları sevindiren

 

Çevren güvenir emin derdi

Daha küçükken de herkes severdi

Rabbim de peygamberliği verdi

Kuran'ı da seninle gönderdi

 

İlk kez zenci beyaz yan yana

Herkesi davet ettin Kuran'a

Çok önem verdin her insana

En büyük ödül, Sana uyana

 

Köleleri, ezilenleri zulümden

Kız çocuklarını da ölümden

İnsanlığı 'Cahiliye' denen bölümden

Çevirdin Arabistan çölünden

 

Hep hak adalet aradın

Tertemiz, şerefli yaşadın

Dillerde dualarda adın

İnsanlığa Rahmettir maksadın

 

Hayatın en güzel insanlık modeli

Sana uymayanlar öder bedeli

Senden şefaat ister

Döndükçe ümmetinin dili

 

Göksel Kurum

 

 

HZ MUHAMMED (SAV)

 

Hasretini anlatmak o kadar zorki,

Zamanın çıldırdığı bu umman içinde.

 

Masallar okurken şu insanoğlu,

Umman'ın başlangıcına seni yazdım.

Hicranla geçen yıllarını okudukça,

Allah'ıma senin şefaatin için yalvardım.

Mutluluğu tattım seni dinledikçe,

Mutluluğu içtim o ummanını gördükçe.

Ezan-ı muhammedî arşa yükseldikçe,

Dâvâ'nın kıymetini yeniden anladım.

 

(Salavat-ı şerife getirmek mutluluk deryamdır

Anlamadan seni yargılayanlar kanayan yaramdır

Veda hutben ise hikmetli nasihatındır.)

 

Rafet Maden

 

 

HZ MUHAMMED (SAV)

 

Âlemlere rahmet olarak gönderildin, ya Muhammed

Taif te taşlanırken, onlara beddua etmedin, ya Muhammed

Namaz kılarken, başından aşağı, deve işkembesi geçirilirken

Sen onlara yine tebessüm ederek, dua ediyordun ya Muhammed

 

Senin gibi bir peygambere sahip olmak, ne büyük nasip Ya Rab

Onun, bir saçının kılı için canımı verirdim, durma onun hırkasını kap

Ümmetliğine biz aciz kulları kabul eder misin? Halimiz olur sonra sap

Devamlı sana selatü selam getirilir, Sen bizi daima iyilerden yap

 

Canımdan daha çok sevdiğim sensin, inan buna peygamberim

Ravzayı Mutahharadan geçerken, senin için çok ağladım peygamberim

Sensiz bu dünya, benim için zindandır, bunu böyle bil peygamberim

Ahirette şefaatinizden, bizleri mahrum etme, ne olur peygamberim

 

Sana dil uzatanların, dili kopsun, nesilleri tükensin

Hz. Muhammedsiz bir hayatta, inan bana bitersin

Onu canından daha çok sevmesen, imansız gidersin

Onun ümmetini hiç acımadan, niçin? Arkadan yitersin

 

Fikret Gürsoy

 

 

HZ MUHAMMED (SAV)

 

Ona şiir yazmaktan korkuyorum

Bir harfini eksik yazarım diye

Bir virgülünü atlarım diye

Bir cümlesini yanlış anlarlar diye çok korkuyorum

Ama bu korku ne güzel bir korku.

Onu anlatmaya kelimeler bulamam

Onu anlatacak cümleler kuramam

Çünkü ona en güzel sözleri söylesem

En övücü en anlamlı cümleleri kullansam az gelir

Çünkü onun anlamı öyle büyüktürki, öyle güzeldirki

Onun karşısında en güzel sözlerin anlamı kalmaz

Çünkü güzel sözlere anlam katan o'dur

O en güzel sözlerin ta kendisidir

O şefkat, O merhamet, O adalet, O sevgi, O saygı, O edep, O haya, O hoşgörü

O olmasaydı bu güzel sözlerin anlamı mı olurdu

O olmasaydı bu güzel sözlerin anlamından nolurdu

Onu hiçbirşeye benzetemem

Güneşe benzetsem

Onun merhameti ve şefkati güneşten daha sıcak

Onun nuru güneşten daha parlak ve daha aydınlık

Râb'bine ve ümmetine olan aşk ateşi güneşten daha ateşli

Onu en büyük denizlere benzetsem

Onun merhamet gözyaşları en büyük denizlerin sularından daha çok

Onu çöllere benzetsem

Ümmeti açken O'da aç

Onun sofrası çöllerden daha kurak

Onu hiçbirşeye ve hiçkimseye benzetemem

Çünkü O:Allah'ın Resûlü, iki Cihan'ın rehberi.

 

Kurtuluş Akgül

 

 

HZ. MUHAMMED'E

 

Aşk ile verelim selâm

Can Ahmed'e, Muhammed'e

Lâyık bir ümmet olalım

Can Ahmed'e, Muhammed'e

 

O gün eriştirir m'ola?

Bizi buluşturur m'ola?

Mevlâ'm kavuşturur m'ola?

Can Ahmed'e, Muhammed'e

 

Dost dostuna vefa bilir

Vefa edenler sevilir

Ancak bir aşkla varılır

Can Ahmed'e, Muhammed'e

 

Derviş Şevki sözün seda

Gönlümüz hep Medine'de

Canımız yoluna feda

Can Ahmed'e, Muhammed'e

 

Şevki Çobanoğlu

 

 

HZ MUHAMMED'E SORUN

 

Bilmeyene sordum, bir de bilene

Öğrenene sordum, sonra öğretene

Yaşayana sordum, bir de ölene

Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

 

Müslümana baktım, bir de kafire

Cennete baktım, sonra cehenneme

Hangisi faydalı siz sorun bir bilene

Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

 

Zikredene baktım, bir de zikretmeyene

Görün bir de bakın, Allah’ ı sevmeyene

Bir kere daha bakın cennete, cehenneme

Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

 

Kalana sorun yada ölene

Kim daha iyi bilir söylesene

İbret alın bakın şu cahile

Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

 

Peygamberleri örnek alın yada evliyaları

Sabaha kadar Allah’ ı sayıklayanları

Siz de uyun sevin Allah’ ı

Dönün artık bırakın aptallığı...

 

Adem Yavuz

 

 

HZ MUHAMMED’İN DOĞUMU

 

Alem başka bir alem oldu

Dünyaya sanki nur doldu

SAVa gölü bile kurudu

Hz.muhammed` in doğumu

 

Yarap nasıl yarattı o öksüzü

Gösterdi bizlere gün yüzü

Rebiül evvel ayının on ikinci günü

Hz.muhammed` in doğumu

 

Allah aşkına baş koydu

Öğretti bizlere tek yolu

Herkesi imanda buluşturdu

Hz.muhammed` in doğumu

 

Mecüsiler in ateşi söndü

Putlar yerlere devrildi

Dünya tersine döndü

Hz.muhammed` in doğumu

 

İhdişamlı kisra sarayı

Tam on dört sutunu yıkıldı

O hak peşinde,halkı koruyandı

Hz.muhammed` ìn doğumu

 

Bütün cihan bekleşmekteydi

Ve çok sonra o geldi

İnsanlık hali beterdi

Hz.muhammed`in doğumu

 

Bir gece o doğdu

İslamiyet doğdu,insanlık doğdu

Kötülerin sonu oldu,Allah`ın sevgili kulu

Hz.muhammed`in doğumu

 

Alemler`in rahmeti,şerefi

O dünyada tekti

Tüm cemiyetin ferdi

Hz.muhammed`in doğumu

 

Müyesser Akbay

 

 

NAAT HZ. MUHAMMED (SAV)

 

Beş yüz yetmiş bir pazartesi sabahı

Seher başka aydınlandı, nurla canlandı

Her yeri sardı sevinç, müjde ve rahmetin!

 

Aminenin yetimi kâinat efendisi,

Âlemlere rahmet, Allah’ın sevgilisi

Müslüman ümmete kutlu olsun doğumun…

 

yaratılan canlı-cansız her şey bayram etti,

Doğumuna bir tek şeytan sevinmedi,

Her yere rahmet, yayıldı ışığın-nurun…

 

Altı yaşına geldiğinde ne ana, ne baba nede deden vardı,

Yetimlerin en küçüğüydün açıldı sana Ebu Talip şefkati,

Ya resullah! Allah sevgisiyle korundun, büyüdün...

 

Emin bilinirdin, müşrikler güvenirlerdi

Otuz beşinde hacer-ül Evsed’i yerine seninle taşındı

Kâbe’nin inşasına dokundu parmakların…

 

Cebel-i Nur’da “Oku! ” diyordu Cebrail

Kırkında peygamberlik verildi asıl

Yirmi üç sene tebliğ, bize Kuran’ı verdin…

 

İslam’ın yaşanan Mekki yılları şerliydi,

Hatice anamız şefkatle teselli ederdi,

Müşrikler azgın olsa da, esastı sabrın...

 

Ömer’in biatiyle sayı kırklara erişince,

Yürüdüler Kâbe’ye tekbir sesleriyle,

Artık sokaklar tanık, sahabeleri görecektin…

 

Hüzünlüydü o gece Ali’ye yatağını verirken,

Yasin okuyarak evden çıktılar kimseye görünmeden,

Anılarını akrabalarını bırakıp gitmekte ne zorlandın...

 

Ebu Bekir dostluk örneği her şeyini feda ederdi ona,

Paylaşacak nesi varsa vermek için arardı bin bahane,

Sevr mağarası sakladı hicret konağı, güvercinler örümcekler, sırdı yerin…

 

Ensar bölmüştü her şeyini muhacire,

Tanımak değildi derdi iman girmişti kalbine,

“Ver…” diyordu can resul akıyordu infak maidelerden!

 

Çölün kimse yaşamaz yerinde,

İslam devletini kurdun ihlâs ve iman yâriyle,

Yıkıldı karanlık çağ- yakıldı cahil perdeden…

 

Tebessümle sessizce gülerdin,

Ağzını her defasında kapatırdın,

Cemaline bakan cennet gölgesine düşerdi.

 

Cemaatin sohbetini dinlerdin,

Yanlış söze müdahale ederdin,

Doğru konuşulursa tebessüm gösterirdin.

 

Sakalın vardı,

Ne uzun nede kısa, saflık akardı,

Bakımlıydı, iki cihan içinde ne hoş seyirdin...

 

At ve deve yarışlarını severdin,

Yarışmayı heyecanla seyrederdin,

Birinci olana ödül verirdin.

 

Cebinde koku ayna tarak taşırdın,

Temizliğe güzel görünmeye itina ederdin,

Manevi huzur bulurdu yanına oturan misafirlerin…

 

Kötü söz bilmezdin,

Sabırlıydın, affediciydin

Kimseye kin gütmez, rahmet ederdin…

 

Çocukları çok severdin,

Hasan Hüseyin omzunda secdedeydin,

Onlar üzerinden inene kadar secdeden kalkmazdın!

 

Yirmi yıllık İslam düşmanı Ebu Cehil oğlu İkrime’yi,

Param parça eden Hamza’nın ciğerini Süfyan eşi, kayınvalideni,

Ne kurtuluştu o... Biat ettiklerinde affetmiştin!

 

Emindin,

Ağzın yalan bilmezdi,

Doğruyu tavsiye eder çirkinden men ederdin!

 

Uhud’ta dişlerin kırılmış,

Miğferin yüzünde parçalanmış,

Yinede müşriklere beddua etmemiş beşerdin…

 

Her yıl Uhud dağına gelir,

Mübarek dilinle,

“Uhud bizi sever bizde Uhud’u” söylerdin!

 

Amcan Ebu Talip’e defalarca İslam’ı tavsiye ettin,

Ne çok üzerdi onun reddedişi,

Onu ne çok severdin…

 

Çöllerde, bulutlar üzerinde yarışır

Atlar develer kurban olurcasına taşır,

Yediğinden içtiğinden bereket akardı…

 

Hıra mağarası küçücük in…

Kâbe’yi seyrederdin oradan sakin sakin

Eğimlerini kıvrımlarını uçarak çıkardın.

 

Günahkâr nefsimiz oraya çıkarken şaşkın,

Hala mağara duvarında misk kokun yaygın,

Gözlerim dolu kala kalıyorum oracıkta, hissediyorum! Ordaydın sen!

 

Aşkın eriştiği zirveydi evliliklerin- kadına değer verirdin -

Her işi kendin yapardın kılıbık tabirinde tasvirin…

Kalmadıkça çok zorda kimseye muhtaç olmazdın...

 

Her şeyde ölüm varken sahiplenmeyin diyordun,

Çok çalışın çok verin mal biriktirmeyin diyordun,

Amel maneviydi ruha işlenen gerçek mücevherat-kanun...

 

SAVaş meydanında aman dileyeni öldürmeyin,

Dinsiz bile olsa insanı yaşatmaya çaba gösterin,

Kendi canınıza asla kıymayın derdin!

 

Mekke fethinde İslam ordusu ne görkemliydi,

Müşrikler şaşkın dağlardan seyrediyorlardı…

Can resul hüzünlüydü yıllardan sonra nefesini Mekke’de alıp verirken!

 

Sevgili eşi Hatice’nin amcası Talip’in mezarı Cennet-i Mualla’daydı,

Oda bir insandı nasıl sevdikleri için gözyaşı dökmezdi,

Bıraktığı Mekke- Mekke değildi artık - güle oynaya yetim büyüdüğün…

 

Mekke’de kalmadın kim bilir neydi sebebin,

Medine’ydi İslam’ın ilk göz ağrısı şehrin,

Ölene kadar nerdeyse orada yaşadın, hayat'ı maneviyeydi gördüğün...

 

Ölüm zor sınav can resulden ayrılmak daha zor,

Kimse kabullenemedi Ebu Bekir’in konuşmasına kadar…

Grup grup cenaze namazı kılındı, evin oldu kabrin!

 

Medine’de kaldı kabri Mescit’i Nebevi,

Az ileride sahabeler kabri Cennet-i Baki,

Yan yana toprak altında birbirine komşu-yarsın…

 

Sen ölmedin ya Muhammed(SAV) efendim,

Sünnetinle yaşarsın her anım son andım,

Görmeyi dilerim aciz ve ben fakir seni her an...

 

Safet Kuramaz

 

 

PEYGAMBER

 

Sen, fikir kadar güzel;

Ve tek, birden daha tek!

Itrını süzmüş ezel;

Bal sensin, varlık petek.

 

Sensin ölüme hisar;

Bakisi hep inkisar...

Sar bizi, çepeçevre sar,

Rahmet rüzgârı etek!

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

 

PEYGAMBER EFENDİMİZ

 

Kaç vakittir sana hasret çeker özlerim.

Her uykuda rüya diye seni gözlerim.          

Sevgim sonsuz, lakin kifayetsiz sözlerim.

Himmet eyle ben günahkâra tökezlerim.

 

Yıllar var ki, dilimde hep senadır adın.

Seni Allah övmüş, bana şereftir yâdın!

Hangi âşık duyuramaz sana feryadın?

Her salât - selamla alevlenir közlerim!

 

Sen ki yıldızlara güneş, Hakk'a habipsin!

Kalpleri yeniden Rab' be açan tabipsin!

Ben cemalinden mahrum Üveys, sen sahipsin

Gül yüzün göster, nârınla yanar özlerim!

 

Teşrifinle müşerref eyle şu garibi!

Her açan gülde seni gören muzdaribi.

Ey ümmetinin eşsiz şefaat sahibi!

Gel sevindir, bak Yakub'a döndü gözlerim!

                                                                             

Mehmet SERTPOLAT

 

 

SEN GELMESEYDİN ÂLEME

 

Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,

Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem’e

Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!

 

Ay desem nûruna, aydan daha parlaksın Sen.

Su desem, cümle sulardan daha berraksın Sen.

Şaşırıp inci desem, inci de Senden doğuyor.

Sade bir katresi deryâ gibi ırmaksın Sen.

 

Gül desem, ey yüce mahbûb, terinin damlası o

Neye teşbih edeyim, mahzar-ı levlâksın Sen.

Ey Rauf, anneler evlada dönüp bakmazken,

Bir Rahimsin ki, bütün aleme kundaksın Sen.

 

 

ŞEFKAT PEYGAMBERİ

 

Efendim yoktun, vicdanlar sağırdı!

Kapalıydı basiretler ve gözler!

Diri diri kız gömmek ne ağırdı!

İnsan ki hep cehaletten tökezler!

 

Sen geldin aramıza bir nur doğdu.

Kapandı devri cahiliye birden.

İslam köle pazarlarını kovdu.

Kurtardı çocukları şirkten kirden.

 

Yetim büyüdüğün için mi bilmem?

Okşar tüm çocukları çok severdin!

Ondandır sana pür dikkat kesilmem!

Çocuk sevgisini bize sen verdin!

 

Bizlere gönderilen rahmetsin sen!

Ben ki rahmet peygamberiyim derdin!

Övülmüş Muhammed ve Ahmetsin sen!

Tüm çocuklara merhamet ederdin!

 

İlk örnek sevgin, Hasan'la Hüseyin!

Kâh omzundadır, kâh kucağında.

Onlar ki torun değil, göz bebeğin!

Ana kucağı, dede ocağında.

 

Her sözün sonsuz rahmettir, yağmur, kar!

Bin dört yüz yıldır yağar kalbimize!

Sözün sevgi pınarı gibi akar:

Merhamet edilmez merhametsize!

 

Mehmet SERTPOLAT

 

 

ŞİMDİ SENİ ANANLAR

 

Şimdi seni ananlar,

Anıyor ağlar gibi,

Ey Yetimler Yetimi,

Ey Geribler Garibi,

Düşkünlerin kanadıydın,

Yoksulların sahibi...

Nerde kaldın Ey Rasul,

Nerde kaldın Ey Nebi.

Günler ne günlerdi Ya Muhammed

Çağlar ne çağlardı?

Daha dünyaya gelmeden,

Mü'minlerin vardı.

 

Ve bir gün ki gaflet,

Ö,Çöller kadardı,

Halime'nin kucağında,

Abdullah'ın yetimi,

Amine'nin emaneti ağlardı!

Hatice'nin goncası

Aişe'nin gülüydü,

Ümmetinin göz bebeği,

Göklerin Rasulüydün

 

Elçi geldin, elçiler gönderdin,

Ruhunu Allah'a

Elini ümmetine verdin

Beçiğin, yurdun yuvan...

Mekke de bunalırsan

Medine'ye göçerdin

 

Vicdanlar sakat çıkmadan,

Ya Muhammed yarına

İyiliklerle gel, güzelliklerle gel,

Adem oğullarına!

Gel Ey Muhammed bahardır.

Dudaklar ardına saklı, aminlerimiz vardır,

Hac'dan döner gibi gel, Miraç'dan iner gibi gel,

Bekliyoruz yıllardır.

 

Arif Nihat Asya 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALARA GERİ GİT