27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ (27 MART) - BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR-BİLGİMCE Eğitim ve Kültür Platformu

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

 

27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER

 

28 MART TARİHLİ TİYATRO BİLETİ`NE…

 

Zamanı geçirirmiş

Gecenin ardında kalan

Ve yalnızca bir kez oynanma

Imkanı olan rollerin sahnelendiği

Ve zamana yenik düşmüş

Yorgun, esrik, üşümüş

 

Ve yaşam sahnesinde

Birdaha oynanmayacak

Günün gecesine vesile

Eski bir tiyatro bileti…

 

* * * * *

 

Gün yeni roller vermekte

Sen!

Yeniden sahnedesin

Biletsiz,

Sahnesi Dünya`mız

Ve sen

Hem oyuncu

Hem izleyici

Yönetmen kim peki?

 

Özkan Yıldırım

 

 

DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

 

Dünyanın her yerinde

Yirmi Yedi Mart günü.

Tüm coşkuyla kutlanır

“Dünya Tiyatro Günü”.

 

Bildiri yayımlarlar

Dünya tiyatroları.

İnsanlara sunarlar

En güzel oyunları

 

Hiçbir ücret almazlar

O gün seyredenlerden.

Tiyatronun zevkini

Tattırırlar derinden.

 

Güneş nasıl dünyayı

Aydınlatıyor ise,

Tiyatrolar da öyle

Işık tutarlar bize.

 

Tiyatronun önemi

İnkâr edilmez asla.

Onu seyredenleri

Etmeyenle kıyasla.

 

Fark edersin o zaman

Tiyatro cevherini;

Anlarsın tiyatronun

Toplumdaki yerini.

 

Naim YALNIZ 

 

 

DÜNYA'NIN HER YERİNDE

 

Yirmi yedi Mart günü,

Tüm coşkuyla kutlanır

“Dünya Tiyatro Günü”.

 

Bildiri yayımlarlar

Dünya tiyatroları.

İnsanlara sunarlar

En güzel oyunları.

 

Hiçbir ücret almazlar

O gün seyredenlerden.

Tiyatronun zevkini

Tanıtırlar derinden.

 

Güneş nasıl dünyayı

Aydınlatıyor ise,

Tiyatrolarda öyle

Işık tutarlar bize.

 

Tiyatronun önemi

İnkar edilmez asla.

Onu seyredenleri

Etmeyenle kıyasla.

 

Fark edersin o zaman

Tiyatro cevherini.

Anlarsın tiyatronun

Toplumdaki yerini.

 

Naim YALNIZ

 

 

SAHNELER

 

Umutlarla sevgiler

Hayal ile gerçekler

Dramlar komediler

izlenir sahnelerde

 

Sahnede oyuncular

Alıp bizi götürür

Güldürür düşündürür

Düşündürür güldürür.

 

Orda bir başka yaşam

Yaşanır çoğu akşam

Başarılı bölümler

Alkışlanır her akşam.

 

Dünyanın her yerinde

On binlerce sahnede

Sorunlar mutluluklar

izlenir sahnelerde.

 

Erol YAVUZ

 

 

TİYATORA

 

İlkokul beşti ve ben tiyatrocu olmuştum.

Spor sergide Maçka stüdyolarında,

Çocuk saati sanatçısı olmuştum..

 

Konservatuarı görmeden,

Zaten anlamınıda bilmeden,

Konserve kutularıyla karıştırılmış,

Bir bilgi ile, alaylı tiyatrocu olmuştum.

 

Ninelerim Tiyatora derlerdi,

Tiyatoranın, Tiyatroyla aynı olduğunu

Bilemeden tiyatrocu olmuştum.

 

Büyümeye başladım birgün.

Tiyatora benden ışık hızı ile uzak.

Kompozisyonda, tiyatora özlemimle,

Yazmıştım, dünya tiyatrodur diye, dünya tuzak..

Uzak ile tuzak uyunca, “beş” almıştım örtmenimden.

 

Biraz daha büyümüştüm birgün.

Genco,Ferhan AST derken,

Biraz da epiğinden

Bertold Brecht’i öğrenmiştim.

İşte o yüzde yüzdü..

 

Büyümüştümde, iyiki tiyatrocu olmamıştım.

Öğrenmeye başlamıştımda oynattırılmamıştım.

 

Açlığı oynarlarmış kendileri açmıymış ne?

Işığı yakamazlarmış,çevreler, karanlıktaymışmı ne?

Aç kalmışlarmışda, perdeyi açarlarmış yinede..

 

İyiki tiyatrocu olamadım dedim.

Açlık zor, zorluğun çeşidini bilmeden

Ve araya reklamı bilemeden,

Birde baktımki, yinede,açlık kaygısız,

Farkında olmadan tiyatrocu olmuşum.

 

Mühendis kere iş yaşamı,

Bilimselliği eklenmek zorunda olan,

Bir tiyatorada tiyatrocu olmuşum…

Epik yerine teknik oynar olmuşum…

Yarın onüçbinsekizyüz yetmiş,

Öbür gün …yetmişbir ve daha yaşadığım sürece

Her gün oynayacakmışım..

Oniki yaşımdan bu yana….

 

Turgay Pekgirgin

 

 

TİYATRO

 

Meşakkatli hayatta, dramlı bir perdeden,

Senaryosu yazılmış, en baştaki roldeyim...

Süzülüp geçiyorken, çile yüklü haddeden,

İnceldikçe tel gibi, kopacak bir haldeyim...

 

Sahne dışı ne varsa, kırılıyor handeden,

Kader çizmiş oynarım, en aşağı raddeden,

Her sevgi geçiriyor, yüreğimi rendeden,

Sürüldükçe ufalır, kadir bilmez eldeyim...

 

Tek kişilik bir oyun, figüranı maddeden,

Yorulsan da kaçış yok, öngörülen uhdeden,

Seyircisi habersiz, vurulduğum kündeden,

Sol yanım sılasında, kendim gurbet eldeyim...

 

Metin Yıldırım

 

 

TİYATRO

 

Bu dünya bir tiyatro,

Hepimiz birer aktörüz.

Kendimiz yazıyoruz, bir senaryo,

Gene kendimiz oynuyoruz.

Yarabbi biz deli miyiz neyiz?

Kendi kendimizi alkışlıyoruz.

 

Mehmet Şükrü Baş

 

 

TİYATRO

 

Perde açıldığı zaman

Yeni bir kişilik siner üzerime

Ya kızını kaybetmiş bir annedir

Sahnede sunduğum

Ya da sokağa düşmüş bir yosma

Ya da herhangi bir konu

İşte bu sahnedir

Yüreğime koyduğum

Fazla beklentim yoktur

Çıkar oynumu oynarım

Beni tek yürekte tutan ve ayakta tutan

Sizin değerli alkışlarınız.

 

Çiğdem Akar

 

 

TİYATRO

 

Karanlığı aydınlatan ışık

Sessizliği yırtan bir çığlık

Olmak için çıktık

Biz bu yola!

Tiyatromuzu açıyoruz

Haberiniz ola!

 

Yıllara meydan okuyacak

Sağlam bir arkadaşlık

Kurmak için çıktık

Biz bu yola!

Tiyatromuzu açıyoruz

Haberiniz ola!

 

Kötü alışkanlıkları silip

Zamanda bir yolculuk

Yapmak için çıktık

Biz bu yola!

Tiyatromuzu açıyoruz

Haberiniz ola!

 

Önder Günal

 

 

TİYATRO

 

Yaşayan sanatların elbet en etkilisi.

Edebiyatımızın en eski çevirisi.

Sahnede sergilenir insanın gerçek yüzü.

Komedi oyunları dağıtır hüznümüzü.

 

Tiyatro toplumları kültürünün ölçüsü

Oyunlarla gelişir insanların görgüsü

Bizim için değerli vücudumuz, ruhumuz.

Sahneler bir anlamda, çağlardır okulumuz.

 

Toplumun ilk piyesi, bir çocuğun ilk sözü.

Tiyatro insanlığın hem tarihi, hem özü .

Konuşma ve hareket insana anlam verir.

Çağların ötesini karşımıza getirir.

 

 

TİYATRO

 

Açıldı yine perde

Başladı hemen oyun

Seyirciler oyun görün oyun

Arkasından başlar müzik

Yoktur tiyatroda kazık

 

Oyun sürer devamlı

Yine ciddileşir oyun

Oyun sürer devamlı

Konuşur enişte, kayın

 

Söyle ne diyorsun bayan

Varmı merdiven kayan

Kaç perde oldu var mı sayan

Artık seyredip oyalan

 

Tiyatro bu vardır herşey

Aman ne güzel şey

Arkadan bir ses hey

Tiyatro ne güzel şey

 

(Serdar Sayıl-1980)

 

Serdar Sayıl

 

 

TİYATROCU

 

Seyrederken onu insanlar,

Girerdi kılıktan kılığa...

Çınlardı kahkahalar,

bazen alışıktı yuhalanmaya...

Görmek istenileni oynardı.

Gözünden yaş aksada,

Mutluluklar saçardı...

 

İnmek istedi birgün,

O seyredilen sahneden.

Kahkahalar durmuş...

Salon bomboş kalmıştı.

Anladı ki...

Sürmeliydi bu oyun.

Bir özlem olarak kalmalıydı,

Bir kez olsun kendini oynamak

Ve kendini yaşamak...

 

Sahne kurulmuştu yine,

Bir oyun daha başlıyordu.

Bu kez musallada,

Bir imam soruyordu.

'nasıl bilirdiniz' diye...

Cevabı bile duymuyordu.

İlk kez mutluydu belkide,

Çünkü kendini oynuyordu...

 

Hüseyin Genç

 

 

TİYATROCU OLMAK

 

İlkokul beşti ve ben tiyatrocu olmuştum.

Spor sergide Maçka stüdyolarında,

Çocuk saati sanatçısı olmuştum..

 

Konservatuarı görmeden,

Zaten anlamınıda bilmeden,

Konserve kutularıyla karıştırılmış,

Bir bilgi ile, alaylı tiyatrocu olmuştum.

 

Ninelerim Tiyatora derlerdi,

Tiyatoranın, Tiyatroyla aynı olduğunu

Bilemeden tiyatrocu olmuştum.

 

Büyümeye başladım birgün.

Tiyatora benden ışık hızı ile uzak.

Kompozisyonda, tiyatora özlemimle,

Yazmıştım, dünya tiyatrodur diye, dünya tuzak..

Uzak ile tuzak uyunca, “beş” almıştım örtmenimden.

 

Biraz daha büyümüştüm birgün.

Genco,Ferhan AST derken,

Biraz da epiğinden

Bertold Brecht’i öğrenmiştim.

İşte o yüzde yüzdü..

 

Büyümüştümde, iyiki tiyatrocu olmamıştım.

Öğrenmeye başlamıştımda oynattırılmamıştım.

 

Açlığı oynarlarmış kendileri açmıymış ne?

Işığı yakamazlarmış,çevreler, karanlıktaymışmı ne?

Aç kalmışlarmışda, perdeyi açarlarmış yinede..

 

İyiki tiyatrocu olamadım dedim.

Açlık zor, zorluğun çeşidini bilmeden

Ve araya reklamı bilemeden,

Birde baktımki, yinede,açlık kaygısız,

Farkında olmadan tiyatrocu olmuşum.

 

Mühendis kere iş yaşamı,

Bilimselliği eklenmek zorunda olan,

Bir tiyatorada tiyatrocu olmuşum…

Epik yerine teknik oynar olmuşum…

Yarın onüçbinsekizyüz yetmiş,

Öbür gün …yetmişbir ve daha yaşadığım sürece

Her gün oynayacakmışım..

Oniki yaşımdan bu yana….

 

Turgay Pekgirgin

 

 

TİYATROLAR

 

Gölge düşmeden perdeye,

Biz geldik sizi görmeye,

Sanata değer vermeye,

Açıldı hep tiyatrolar.

 

Kalpte pekişti dostluklar,

Yakın oldu hep uzaklar,

Canlı konuştu dudaklar,

Açılınca tiyatrolar.

 

Bunca senaryo yazıldı,

Millet salona dizildi,

İller, ülkeler gezildi,

Sanat evi tiyatrolar.

 

Perde açılınca akşam,

Ben hep önlerde otursam,

Alkış tufanına dalsam,

Benim evim tiyatrolar.

 

Hakkı ÇEBİ 

 

BELİRLİ GÜN VE HAFTALARA GERİ GİT